Payday Loans
Dünyanın Şiiri
KÖYLÜNÜN SIRRI M.Talat Uzunyaylalı

M. Talat Uzunyaylalı

İhtiyar bir köylü vardı

İçinde bahar gezdiren

Ne yana dönse güneş gibiydi

Bir aydınlık, bir ferah

Devamını oku...
güler100

İsmail Hakkı Avcı

Öğrencilerimden biri anne, baba ve kardeşiyle bir tatil günü gezmek üzere Şile'ye doğru yola çıkarlar.

Beykoz Akbaba yolunda arabalarıyla ilerlerken meskûn bir yerde yola fırlayan bir kediye çarparlar. Yola devam ederler, ancak kediye çarptık zannıyla da üzülürler. 'Acaba kediye bir şey oldu mu, yaralandı mı yoksa?'

Devamını oku...
Kimler Sitede
Şu anda 71 konuk çevrimiçi
Site Anketi
Sitemizi Beğendiniz mi?
 
Giriş Formu

 

eskaderlogo

 

 

 

sanatalemilogo

zeytin_burnu_etkinlik_2

 

uskudar-belediyesi

 

aydnlar_camide2

 

moralfm_logo

ded5

 

yedirenkiletisim

 

Kltr_ve_Turizm_emzik

Oflazoğlu İçin Anlamlı Gece

5-turan

Elif Çelik (Sanatalemi.net)

Türk tiyatrosunun yaşayan en değerli yazarı Turan Oflazoğlu için düzenlenen saygı gecesi muhteşem geçti. Yakınları, dostları ve tiyatroseverler Oflazoğlu’nu gecede yalnız bırakmazken konuşmalar esnasında duygulu anlar yaşandı.  

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü ile Kültür A.Ş. tarafından düzenlenen “Turan Oflazoğlu’na Saygı Programı” Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Kalabalık bir dinleyici topluluğunun doldurduğu salonda konuşmalar, Oflazoğlu’nun Türk tiyatrosuna yaptığı hizmetlere dâirdi, anlatılan hâtıralar ise büyük bir dikkatle dinlendi. 

 Surur Öztürk’ün takdim konuşmasından sonra panele geçildi. Mehmet Nuri Yardım’ın oturum başkanlığını yaptığı panelde Prof. Dr. İnci Enginün, Cüneyt Türel ve Engin Uludağ birer konuşma yaptı. ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım panele başlarken yaptığı konuşmada, Turan Oflazoğlu’nun Cumhuriyet dönemi Türk tiyatrosunun gelmiş geçmiş en iyi ve büyük yazarı olduğunu, bunu kendisinin değil, edebiyat otoritesi olan merhum Prof. Dr. Mehmet Kaplan’ın söylediğini belirtti. Bu faaliyetin gecikmiş bir toplantı olduğuna işaret eden Yardım, “Turan Oflazoğlu’nun hakkını vermek kolay değil ama bu toplantıyla ona saygı ve sevgimizi göstermek istedik. Bir bakıma sanatımıza yaptığı büyük hizmetler için bu bir teşekkür toplantısıdır, bir şükran ifadesidir.” dedi. Oflazoğlu hakkında artık sadece Türkiey’de değil başta Mısır olmak üzere bir çok dünya ülkesinde tezler hazırlandığına dikkat çeken Yardım, Prof. Dr. İnci Enginün’ün Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı adlı eserinde Turan Oflazoğlu’nun tiyatro eserlerine tam 18 sayfa ayırdığını hatırlattı. Yardım, “Oflazoğlu’nu tiyatroya yönlendiren Ahmet Hamdi Tanpınar olmuştur. Tanpınar, uzak görüşlülüğü ve ferasetiyle Oflazoğlu’nu tiyatro dünyamıza armağan etmiştir. Bugün 30’un üzerinde eseri bulunan Oflazoğlu, eserleriyle geçmişimizi, bilhassa Osmanlı tarihimizi bize sevdirmiş, geçmiş ile bugünkü nesiller arasında bir köprü kurmutur.” dedi.

         İlk konuşmayı yapan Prof. Dr. İnci Enginün, Oflazoğlu’nun çok büyük bir tiyatro yazarı olduğunu söyledi. “Onun eserlerinde evrensel ve edebî her şeyi bulmak mümkündür.” diyen Enginün, Oflazoğlu ile tanışmadan önce onun kitaplarını okuduğunu, hatta Shakespeare adlı kitabına önsöz yazdığını aktardı. Enginün, Oflazoğlu’nun edebiyat hayatıyla ilgili uzun incelemelerde bulunduğunu, onun Deli İbrahim adlı tiyatro oyununu büyük bir heyecanla seyrettiğini belirterek, eserin çok farklı yönleri olduğunu dile getirdi. Oyunun yurtdışında da geniş bir yankı uyandırdığına dikkat çeken Enginün, sözlerine şöyle devam etti:

         “Deli İbrahim, o zamana kadar izlediğim en iyi tarihî oyundu. Bu oyunu birçok yazar haksız şekilde eleştirdi. Onlar aslında bu derece güzel oyunu çekemedikleri için eleştirmişti. İngiltere, Macaristan gibi ülkelerde oyun değişik dillere çevrilerek oynanmıştır. Onun bol sayıdaki tiyatro eserlerinin yanı sıra şiir kitapları ve denemeleri de var. Şiirleri eski kültürle iç içedir ve onları basma kalıp değil de yenileyerek yazmıştır. Bir yazar sadece gününün dilini kullanırsa anlaşılır. Oflazoğlu da bu şekildedir. Onun dili son derece yalındır ve çarpıcıdır.”

Yazarın Bizans Düştü- Fatih oyununa dikkat çeken İnci Enginün, “Oyun yazarımız her zaman bir şairdir. Turan Bey, kalemiyle Osmanlı tarihini âdeta yeniden canlandırmıştır.” diye konuştu. Oflazoğlu’nun Gardiyan adlı oyunu üzerinde duran Enginün, “Oflazoğlu Türkçeyi mükemmel bir şekilde kullanır. Onun eserleri hem günceldir, hem geçmişten izler taşır, hem de kalıcıdır.” diyerek bir şiirini okudu.

Daha sonra sinema ve tiyatro oyuncusu Cüneyt Türel’e söz verildi. Türel, Oflazoğlu ile yaklaşık 40 yıl önce tanıştıklarını belirterek, “Hocamın tiyatro metinleri çok farklıydı ve inanılmazdı. O bana, ‘Bütün sanatlar ulaşacakları amaç için kendilerine şiiri hedefler’ demişti. Kendisi hem tiyatrocu hem de şairdi. Yani en baştan amacına ulaşmıştır. Ben onun sayesinde tiyatronun farklı alanlarından kişiler tanıdım. Birçok ünlü şairde bulamadığım dizeleri onda buldum.” şeklinde konuştu.

40 yıl önceki hâtıralardan bahseden Cüneyt Türel, “Ben de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde okudum. O zamandan tanışırız Oflazoğlu’yla. Bir ara Sokrates’i konuşmuştuk. Sonra Oflazoğlu, Sokrates’i yazdı. Ben Turan Oflazoğlu’nun Kezban Allah’ın Dediği Olur, Deli İbrahim, Bizans Düştü Fatih isimli oyunlarında büyük bir heyecanla oynadım.” dedi. Deli İbrahim rolünü oynayan Cüneyt Türel, oyun hakkında ayrıntılı bilgi verdi ve Oflazoğlu’nun bir şiirini okudu. Daha sonra söz alan tiyatro yönetmeni Engin Uludağ da hâtıralardan yola çıkarak bir konuşma yaptı. Oflazoğlu’nun çok titiz bir yazar olduğunu belirten Uludağ, “Turan Oflazoğlu’nu önce Erzurum’da gıyaben tanıdım ve elime geçen bütün eserlerini okudum, kendisine hayran oldum. Daha sonra Kezban, Sokrates Savunuyor, Kılıç ve Ney, Elif Ana ile Bizans Düştü Fatih isimli oyunlarını yönettim. Turan Beyin evinde bir gün Cem Sultan’ı okuduğunu ve sonuna kadar dinlediklerini belirten Uludağ, “Oflazoğlu, Cem Sultan’ı dengeli bir şekilde objektif olarak yazmıştır.” dedi.

 


                   “BÜYÜK EMEKLERİ VAR”

Panelin sona ermesinden sonra Mehmet Nuri Yardım, salonda bulunan Oflazoğlu dostlarını kürsüye dâvet etti. Prof. Dr. Zeynep Kerman, Kaplan Hoca çevresinde Oflazoğlu ile başlayan dostluklarını anlatırken, Üstün İnanç ise Şehir Tiyatroları Repertuvar Kurulu’nda yazarla birlikte çalıştıklarını belirtti ve “Tragedyayı bizde en iyi yazabilen Oflazoğlu’dur. Tiyatromuza büyük emekleri vardır, daha çok yaşayasın Turan ağabey!” dedi. Tiyatro oyuncusu Ersan Uysal, oyunların kostümlerini yapan Hale Eren, Prof. Dr. Abdullah Uçman da kısa konuşmalarında Turan Oflazoğlu’nun değeri hakkındaki duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.

Paneli yöneten Mehmet Nuri Yardım zaman zaman, Oflazoğlu’ndan bazı kısa hâtıralar naklederken, Oflazoğlu ailesinin nikâhlarının, bulundukları binada geçmişte evlendirme dairesi olarak kullanılan Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde kıyıldığını hatırlattı. Bu anlamlı tesadüf dinleyiciler tarafından alkışlandı. Yardım, son bölümde Turan Oflazoğlu’nun bütün eserlerini yayımlayan İz Yayıncılık’ın editörü Hamdi Akyol’u kürsüye dâvet etti. Akyol, Turan Oflazoğlu’nu bir yayıncı olarak tanımadan önce bir yazar olarak okuduğunu ve eserlerini çok sevdiğini söyledi. Hamdi Akyol, “Turan Oflazoğlu’nun eserlerini yayımlamak bizim için bir kıvançtır, bir mutluluktur.” dedi.

Programın sonunda yazarın kızları Görkem ve Gizem Oflazoğlu ile eşi Sevil Oflazoğlu kürsüye dâvet edildi. Her üçü de duygu yüklü konuşmalar yaptılar. Bu konuşmalar başta Turan bey olmak üzere salonda bulunan bir çok katılımcının gözlerinin yaşarmasına yol açtı.

 

         RAHMAN SURESİ

Son konuşmacı Turan Oflazoğlu’ydu. Yardım’ın dâveti üzerine alkışlarla kürsüye çıkan Turan Oflazoğlu, bütün dostlarına, programı düzenleyenlere teşekkür etti. Türk tiyatrosuna hizmet etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Oflazoğlu “Ne yaptıysam Türkçem için, insanımız için yaptım. Beni sanata bağlayan da bu sevgi, bu tutkudur.” dedi. Eşi Sevil Hanım’la tanışmasının hikâyesini anlatan Turan Oflazoğlu, daha sonra “Türkçe”, “Sahne” ve “Atatürk” şiirlerini seslendirdi. Engin Uludağ’ın isteği üzerine de çocukken gördüğü bir rüyayı şöyle dile getirdi:

“Adana Ceyhan’daydık. Çocuktum. Bir gün rüyamda birini gördüm. Bana ‘Abdülkadir Geylani Hazretleri buradan geçti.’ dedi. Bu rüyamı imam olan babama anlattığımda ‘Demek ki zamanı gelmiş’ diyerek kalktı, evimizde bulunan Kur’an-ı Kerim’i indirdi ve rahleye koydu. Beni yanına çağırarak ilk Kur’an dersini verdi. İlk okuduğum ayetler, ‘Errahman, Allamel Kur’an…’ diye başlayan Rahman Suresi’ydi. Bu ahenkli sözler bana çok tesir etti. Yıllar sonra 4. Murat’ı yazarken bu etki altında bir tirad yazdım, çok beğenildi.”

Toplantının tamamlanmasından sonra bütün konuşmacılar hâtıra fotoğrafları çektirdi. Daha sonra salonda açılan ve Turan Oflazoğlu’nun albümünden seçilmiş fotoğraflar ile eserlerinin ilk baskılarından meydana gelen sergi gezildi. Programa Gürbüz Azak, Mine Enginün, Ayhan Güldaş, Nidayi Sevim, İsmail Hakkı Avcı, Fatma Ertem, Esra Kara ve Sait Aktaş’ın da aralarında bulunduğu bir çok sanatsever katıldı.

Son Güncelleme (Cumartesi, 18 Haziran 2011 19:20)

 
Makalenin yazari: medeniyetimiz.com

Mehmet Nuri Yardım'la Hâtıralar Geçidi

Previous Sonraki
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9

Hâtıralar Ölmesin...

Yedi İklim Dergisi ve Ali Haydar Haksal Hüseyin Sarıkoç

yedi_iklim

Hüseyin Sarıkoç

Epey bir süredir, her sayısı elime ulaşınca, önce kapağını inceler, sonra hızlı bir şekilde sayfalarına göz gezdirir, aradığımı bulunca, derin nefes alır, "Hah, tamam .." der, tekrar başa dönerdim.Yedi İklim'in Şubat 2011 tarihli sayısını yine aynı heyecanla taradım. Ancak, aradığımı bulamadım! 

Devamını oku...
YÜREĞİMİN KIRILAN FAY HATTI: 17 AĞUSTOS

Faruk Gökbulut

Bu gün günlerden Pazar, 17 Ağustos 2014. Yüreğimin fay hattının kırıldığı târihten bu yana tamtamına 15 yıl geçmiş. 17 Ağustos 1999'da Türk Silahlı Kuvvetleri saflarına katılışımın birinci yılını henüz doldurmamış olan bendeniz; Konya'da konuşlu olan askerî fabrikada üç aylık stajımı yapmakta idim. O sabah her zamankinden farklı bir koşuşturmaca ve acelecilik durumu vardı herkeste. Birileri bir yerlere ivedilikle telefon açıyor; cep telefonu olanlar kıyılara köşelere çekilerek birilerine ulaşmaya çalışıyor ve bu köşede çekiyor diye de diğer insanları bulunduğu köşeye çağırıyordu. Az bir zaman sonra ben de duruma vâkıf oldum ve meselenin ne olduğun öğrendim.

Devamını oku...
İstanbul Kültür Sarayı
Prof.Dr. Sefa Saygılı: Sultanahmet Sanat ve Kültür Merkezi: Hayali bile cihana bedel.

Prof. Dr. Sefa Saygılı

Hayali bile cihana bedel.

Bilindiği gibi Sultanahmet'te bulunan Adliye Sarayı  boşaltılarak Çağlayan'daki  yeni dev binasına taşındı. Boşaltılan eski yer aynen duruyor.  Edebiyat, Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) olarak  eski Adliye Sarayı'nın  bir kültür ve sanat merkezine dönüştürülmesi kampanyasını başlattı. 

Gezdiğim pek çok ülkede şunu gördüm: Şehirlerin en güzel binaları  müze ve kültür merkezi olarak kullanılıyordu.   O ülkenin, o şehrin prestiji ve vitriniydi bu estetik, tarihi ve şaheser yapılar.

Devamını oku...

slaboyutu

yazkolmuyarszmrgeene

mendilimsendekalsn

ziya_osmansaba_sevgisi

safiyeerolkesif

edebiyatmzda_huzun

ocukluk_hatralar

Napolyon

Bir şair öğretmen

Bir arkadaşım Mehmet Nuri parmaksız. Onunla nasıl tanıştık hatırlamıyorum. Ama Türkiye Yazarlar Birliği ve İLESAM sebebiyle tanıştığımız belli bir şey. Çünqi o TYB üyesidir de.

İhsan Işık İLESAM Başkanı iken Parmaksız onun başkan yardımcısıydı. İhsan Işık asker arkadaşım, Parmaksız İLESAM ve TYB'den arkadaşımdı. İstanbul'a geldiği zamanlar görüşüp sohbet ediyorduk. Ama 2008'de karşı karşıya geldiler. Ben ne yapmalıydım. İki arada, bir derede kalakaldım. İstanbul'dan kongre için veqalet verecek üyelerin belgeleri bende toplanacak, Onları Mehmet Nuri Parmaksız'a ulaştıracaktım. Bu onunla olan arkadaşlığımın gereği idi. Fakat İhsan Işık'a oy verecektim. Bu da İhsan Işık'la arkadaşlığımın gereği idi. Ama bu tutum değerli dostum Parmaksız'ı tatmin etmedi ve bana örtülü biçimde kırıldı.

Devamını oku...
Merhaba sabah

Erkan Saltan

Günün ilk saatleri. Ortalığın aydınlanmasıyla başlayan bir hareketlilik, bir telaş, bir koşturmaca... Akıllarda; gün içinde yapılacaklar, sırası oluşturulmuş akış ve zamanın kullanılmasına yönelik planlar vardır çoğu insanda.

Devamını oku...
MEDENİYETTEN ALLAH'A SIĞINANLAR"

"Mürsel Ağaç
Keyfiyetsiz varoluştan bahsetmek ile, yokluk üzerine konuşmanın aynı manaya geleceği bellidir. Bütün varlık çeşitleri, görünür veya görünmez keyfiyetlere sahip olmakla varlık haysiyeti kazanır. Maddi  varlık çeşitlerine dair niteliksel  tanım ve tasniflerin ilk bilgilerimiz olması çok anlaşılır bir durum. Çünkü, haşır neşir ve hemhal olduğumuz bu katman, nispeten kolay kavranacak nitelikleriyle, sürekli duyularımıza hitap eder.

Devamını oku...
Arama
Etkinlik Takvimi
Duyurular

Merhum ilim adamı ve sanat tarihçisi Prof. Dr. Oktay Aslanapa 5 nisan Cumartesi günü İstanbul Üniversitesi Avrupa Enstitüsü'nde anılacak. Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu ve Pof. Dr. Yıldız Demiriz'in "Türk Sanatında Oktay Aslanapa" konferansı saat 14.00'te başlayacak. Toplantıyı Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı düzenliyor.

 

33. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı kapsamında Cafcaf Mizah Dergisi tarafından yapılacak Ramazan'a özel "Hızlandırılmış (1 Saatlik) Mizah Sempozyumu", dünyanın en kısa sempozyumu olma özelliği taşıyor.

Cafcaf Mizah Dergisi 8 yıl gibi uzun bir süredir karikatür yarışmaları, mizah okulu, mizahi söyleşiler ve karikatür kurslarıyla mizah adına önemli adımlar atmaya devam ediyor. Bütün bu çalışmalardan sonra şimdi de mizah sempozyumu düzenliyor.

Devam?n? oku...  

Devam?n? oku...  

Tanıtım Bülteninden:

Devam?n? oku...  

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 68. Günlük yayın organı olan Bizim gazetenin 20. Yıl dönümünde 29 usta gazeteciye şükran plaketi verildi. Çok sayıda gazetecinin katıldığı törenin açılış konuşmasını T.G.C. Başkanı Turgay Olcayto yaptı. "Gazetecilik köklü bir meslek, genç arkadaşlarımız bu konuda ciddi çalışmalar yapıyorlar, bu konuda ciddi duruşları bizleri sevindiriyor.

Devam?n? oku...  

ALİ EMİRİ KÜLTÜR MERKEZİ, FATİH

17 ARALIK 2013, Saat 14.15

TOPLANTI RAPORU

Konuşmacılar:

Ramazan MİNDER, İBB Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü, rminder@ibb.gov.tr

Yrd.Doç.Dr. Işıl İlknur SERT, İstanbul Üniverstesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, isilis@istanbul.edu.tr

Yrd.Doç.Dr. Güssün GÜNEŞ, Marmara Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı, Fen-Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, gussun.gunes@marmara.edu.tr

Yazmanlar:

Bahar BİÇEN ARAS, MBA, Kültür Paylaşım Platformu, bahar.bicen@gmail.com

Dr. Huriye ÇOLKLAR, İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Kütüphane Müdürlüğü, colaklar@istanbul.edu.tr

Devam?n? oku...