Payday Loans
Dünyanın Şiiri
HOŞGELDİN RAMAZAN(şiir)

 

Zeynep Didem Gezgin

 

Hoş geldin Ramazan Ayı

Huzura kavuşuyor. İnsanlar

İftar vakti gelince...

Oruç tutmanın Sevinciyle 

Devamını oku...
güler100

Münekkid

Bir kültür toplantısında edipler, şâirler gelmişler konuşmacılar dinlenecek. Belki kendileri de konuşacaklar. Rağbet fazla, ortalık kalabalık. Oturacak pek yer de yok. Bir sandalye bulunmuş; başında şiir münekkidi ve yazar Recep Arslan ve mistik şâirlerimizden biri (merhum) var.

Devamını oku...
Kimler Sitede
Şu anda 110 konuk çevrimiçi
Site Anketi
Sitemizi Beğendiniz mi?
 
Giriş Formu

 

eskaderlogo

 

 

 

sanatalemilogo

zeytin_burnu_etkinlik_2

 

uskudar-belediyesi

 

aydnlar_camide2

 

moralfm_logo

ded5

 

yedirenkiletisim

 

Kltr_ve_Turizm_emzik

Oflazoğlu İçin Anlamlı Gece

5-turan

Elif Çelik (Sanatalemi.net)

Türk tiyatrosunun yaşayan en değerli yazarı Turan Oflazoğlu için düzenlenen saygı gecesi muhteşem geçti. Yakınları, dostları ve tiyatroseverler Oflazoğlu’nu gecede yalnız bırakmazken konuşmalar esnasında duygulu anlar yaşandı.  

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü ile Kültür A.Ş. tarafından düzenlenen “Turan Oflazoğlu’na Saygı Programı” Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Kalabalık bir dinleyici topluluğunun doldurduğu salonda konuşmalar, Oflazoğlu’nun Türk tiyatrosuna yaptığı hizmetlere dâirdi, anlatılan hâtıralar ise büyük bir dikkatle dinlendi. 

 Surur Öztürk’ün takdim konuşmasından sonra panele geçildi. Mehmet Nuri Yardım’ın oturum başkanlığını yaptığı panelde Prof. Dr. İnci Enginün, Cüneyt Türel ve Engin Uludağ birer konuşma yaptı. ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım panele başlarken yaptığı konuşmada, Turan Oflazoğlu’nun Cumhuriyet dönemi Türk tiyatrosunun gelmiş geçmiş en iyi ve büyük yazarı olduğunu, bunu kendisinin değil, edebiyat otoritesi olan merhum Prof. Dr. Mehmet Kaplan’ın söylediğini belirtti. Bu faaliyetin gecikmiş bir toplantı olduğuna işaret eden Yardım, “Turan Oflazoğlu’nun hakkını vermek kolay değil ama bu toplantıyla ona saygı ve sevgimizi göstermek istedik. Bir bakıma sanatımıza yaptığı büyük hizmetler için bu bir teşekkür toplantısıdır, bir şükran ifadesidir.” dedi. Oflazoğlu hakkında artık sadece Türkiey’de değil başta Mısır olmak üzere bir çok dünya ülkesinde tezler hazırlandığına dikkat çeken Yardım, Prof. Dr. İnci Enginün’ün Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı adlı eserinde Turan Oflazoğlu’nun tiyatro eserlerine tam 18 sayfa ayırdığını hatırlattı. Yardım, “Oflazoğlu’nu tiyatroya yönlendiren Ahmet Hamdi Tanpınar olmuştur. Tanpınar, uzak görüşlülüğü ve ferasetiyle Oflazoğlu’nu tiyatro dünyamıza armağan etmiştir. Bugün 30’un üzerinde eseri bulunan Oflazoğlu, eserleriyle geçmişimizi, bilhassa Osmanlı tarihimizi bize sevdirmiş, geçmiş ile bugünkü nesiller arasında bir köprü kurmutur.” dedi.

         İlk konuşmayı yapan Prof. Dr. İnci Enginün, Oflazoğlu’nun çok büyük bir tiyatro yazarı olduğunu söyledi. “Onun eserlerinde evrensel ve edebî her şeyi bulmak mümkündür.” diyen Enginün, Oflazoğlu ile tanışmadan önce onun kitaplarını okuduğunu, hatta Shakespeare adlı kitabına önsöz yazdığını aktardı. Enginün, Oflazoğlu’nun edebiyat hayatıyla ilgili uzun incelemelerde bulunduğunu, onun Deli İbrahim adlı tiyatro oyununu büyük bir heyecanla seyrettiğini belirterek, eserin çok farklı yönleri olduğunu dile getirdi. Oyunun yurtdışında da geniş bir yankı uyandırdığına dikkat çeken Enginün, sözlerine şöyle devam etti:

         “Deli İbrahim, o zamana kadar izlediğim en iyi tarihî oyundu. Bu oyunu birçok yazar haksız şekilde eleştirdi. Onlar aslında bu derece güzel oyunu çekemedikleri için eleştirmişti. İngiltere, Macaristan gibi ülkelerde oyun değişik dillere çevrilerek oynanmıştır. Onun bol sayıdaki tiyatro eserlerinin yanı sıra şiir kitapları ve denemeleri de var. Şiirleri eski kültürle iç içedir ve onları basma kalıp değil de yenileyerek yazmıştır. Bir yazar sadece gününün dilini kullanırsa anlaşılır. Oflazoğlu da bu şekildedir. Onun dili son derece yalındır ve çarpıcıdır.”

Yazarın Bizans Düştü- Fatih oyununa dikkat çeken İnci Enginün, “Oyun yazarımız her zaman bir şairdir. Turan Bey, kalemiyle Osmanlı tarihini âdeta yeniden canlandırmıştır.” diye konuştu. Oflazoğlu’nun Gardiyan adlı oyunu üzerinde duran Enginün, “Oflazoğlu Türkçeyi mükemmel bir şekilde kullanır. Onun eserleri hem günceldir, hem geçmişten izler taşır, hem de kalıcıdır.” diyerek bir şiirini okudu.

Daha sonra sinema ve tiyatro oyuncusu Cüneyt Türel’e söz verildi. Türel, Oflazoğlu ile yaklaşık 40 yıl önce tanıştıklarını belirterek, “Hocamın tiyatro metinleri çok farklıydı ve inanılmazdı. O bana, ‘Bütün sanatlar ulaşacakları amaç için kendilerine şiiri hedefler’ demişti. Kendisi hem tiyatrocu hem de şairdi. Yani en baştan amacına ulaşmıştır. Ben onun sayesinde tiyatronun farklı alanlarından kişiler tanıdım. Birçok ünlü şairde bulamadığım dizeleri onda buldum.” şeklinde konuştu.

40 yıl önceki hâtıralardan bahseden Cüneyt Türel, “Ben de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde okudum. O zamandan tanışırız Oflazoğlu’yla. Bir ara Sokrates’i konuşmuştuk. Sonra Oflazoğlu, Sokrates’i yazdı. Ben Turan Oflazoğlu’nun Kezban Allah’ın Dediği Olur, Deli İbrahim, Bizans Düştü Fatih isimli oyunlarında büyük bir heyecanla oynadım.” dedi. Deli İbrahim rolünü oynayan Cüneyt Türel, oyun hakkında ayrıntılı bilgi verdi ve Oflazoğlu’nun bir şiirini okudu. Daha sonra söz alan tiyatro yönetmeni Engin Uludağ da hâtıralardan yola çıkarak bir konuşma yaptı. Oflazoğlu’nun çok titiz bir yazar olduğunu belirten Uludağ, “Turan Oflazoğlu’nu önce Erzurum’da gıyaben tanıdım ve elime geçen bütün eserlerini okudum, kendisine hayran oldum. Daha sonra Kezban, Sokrates Savunuyor, Kılıç ve Ney, Elif Ana ile Bizans Düştü Fatih isimli oyunlarını yönettim. Turan Beyin evinde bir gün Cem Sultan’ı okuduğunu ve sonuna kadar dinlediklerini belirten Uludağ, “Oflazoğlu, Cem Sultan’ı dengeli bir şekilde objektif olarak yazmıştır.” dedi.

 


                   “BÜYÜK EMEKLERİ VAR”

Panelin sona ermesinden sonra Mehmet Nuri Yardım, salonda bulunan Oflazoğlu dostlarını kürsüye dâvet etti. Prof. Dr. Zeynep Kerman, Kaplan Hoca çevresinde Oflazoğlu ile başlayan dostluklarını anlatırken, Üstün İnanç ise Şehir Tiyatroları Repertuvar Kurulu’nda yazarla birlikte çalıştıklarını belirtti ve “Tragedyayı bizde en iyi yazabilen Oflazoğlu’dur. Tiyatromuza büyük emekleri vardır, daha çok yaşayasın Turan ağabey!” dedi. Tiyatro oyuncusu Ersan Uysal, oyunların kostümlerini yapan Hale Eren, Prof. Dr. Abdullah Uçman da kısa konuşmalarında Turan Oflazoğlu’nun değeri hakkındaki duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.

Paneli yöneten Mehmet Nuri Yardım zaman zaman, Oflazoğlu’ndan bazı kısa hâtıralar naklederken, Oflazoğlu ailesinin nikâhlarının, bulundukları binada geçmişte evlendirme dairesi olarak kullanılan Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde kıyıldığını hatırlattı. Bu anlamlı tesadüf dinleyiciler tarafından alkışlandı. Yardım, son bölümde Turan Oflazoğlu’nun bütün eserlerini yayımlayan İz Yayıncılık’ın editörü Hamdi Akyol’u kürsüye dâvet etti. Akyol, Turan Oflazoğlu’nu bir yayıncı olarak tanımadan önce bir yazar olarak okuduğunu ve eserlerini çok sevdiğini söyledi. Hamdi Akyol, “Turan Oflazoğlu’nun eserlerini yayımlamak bizim için bir kıvançtır, bir mutluluktur.” dedi.

Programın sonunda yazarın kızları Görkem ve Gizem Oflazoğlu ile eşi Sevil Oflazoğlu kürsüye dâvet edildi. Her üçü de duygu yüklü konuşmalar yaptılar. Bu konuşmalar başta Turan bey olmak üzere salonda bulunan bir çok katılımcının gözlerinin yaşarmasına yol açtı.

 

         RAHMAN SURESİ

Son konuşmacı Turan Oflazoğlu’ydu. Yardım’ın dâveti üzerine alkışlarla kürsüye çıkan Turan Oflazoğlu, bütün dostlarına, programı düzenleyenlere teşekkür etti. Türk tiyatrosuna hizmet etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Oflazoğlu “Ne yaptıysam Türkçem için, insanımız için yaptım. Beni sanata bağlayan da bu sevgi, bu tutkudur.” dedi. Eşi Sevil Hanım’la tanışmasının hikâyesini anlatan Turan Oflazoğlu, daha sonra “Türkçe”, “Sahne” ve “Atatürk” şiirlerini seslendirdi. Engin Uludağ’ın isteği üzerine de çocukken gördüğü bir rüyayı şöyle dile getirdi:

“Adana Ceyhan’daydık. Çocuktum. Bir gün rüyamda birini gördüm. Bana ‘Abdülkadir Geylani Hazretleri buradan geçti.’ dedi. Bu rüyamı imam olan babama anlattığımda ‘Demek ki zamanı gelmiş’ diyerek kalktı, evimizde bulunan Kur’an-ı Kerim’i indirdi ve rahleye koydu. Beni yanına çağırarak ilk Kur’an dersini verdi. İlk okuduğum ayetler, ‘Errahman, Allamel Kur’an…’ diye başlayan Rahman Suresi’ydi. Bu ahenkli sözler bana çok tesir etti. Yıllar sonra 4. Murat’ı yazarken bu etki altında bir tirad yazdım, çok beğenildi.”

Toplantının tamamlanmasından sonra bütün konuşmacılar hâtıra fotoğrafları çektirdi. Daha sonra salonda açılan ve Turan Oflazoğlu’nun albümünden seçilmiş fotoğraflar ile eserlerinin ilk baskılarından meydana gelen sergi gezildi. Programa Gürbüz Azak, Mine Enginün, Ayhan Güldaş, Nidayi Sevim, İsmail Hakkı Avcı, Fatma Ertem, Esra Kara ve Sait Aktaş’ın da aralarında bulunduğu bir çok sanatsever katıldı.

Son Güncelleme (Cumartesi, 18 Haziran 2011 19:20)

 
Makalenin yazari: medeniyetimiz.com

Mehmet Nuri Yardım'la Hâtıralar Geçidi

Previous Sonraki
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9

Hâtıralar Ölmesin...

Süheyl Ünver, Pendik'te yâd ediliyor

2-sheyl_nver-necmettin_okyay

Klâsik Türk İslâm sanatlarının Türkiye'de yaygınlaşması için büyük hizmetleri olan Ord. Prof. Dr. Ahmed Süheyl Ünver için Pendik'te bir anma programı yapılıyor.

Pendik Belediyesi tarafından düzenlenen ve moderatörlüğünü Sadık Yalsızuçanlar'ın yapacağı toplantı, 18 Aralık Çarşamba günü Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi'nde saat 19.00'da başlayacak. Panelin konuşmacıları Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar, Prof. Dr. Mehmet Zeki Kuşoğlu ve Mehmet Nuri Yardım. Konuşmacılar, Ünver'in hayatı, fikirleri, eserleri ve ideallerini anlatacak, hâtıralarını nakledecekler. Herkesin katılabileceği anma programı, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi'nde 18 Aralık Çarşamba günü saat 19.00'da başlayacak.

17 Şubat 1898 tarihinde Posta ve Telgraf Nezareti İstanbul Muhaberat-ı Umumiye Müdürü Mustafa Enver Bey ve Hattat Mehmed Şevki Efendi'nin kızı Safiye Rukiye Hanım'ın oğlu olarak dünyaya gelen Ahmet Süheyl Ünver Bey'in hekim, akademisyen, tıp tarihçisi, kültür adamı ve sanatkâr yönleriyle derin bir şahsiyet ve fikir dünyasına sahipti. Arapça, Farsça, Fransızca bilen, ney üfleyen, aynı zamanda ressam, minyatür ustası, tezyinatçı ve hattat olan Süheyl Ünver Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde ve Kubbealtı'nda uzun yıllar tezhip hocalığı yaptı, talebe yetiştirdi. 1986 yılında hayata veda eden Ünver'in tesirinde kaldığı hocaları arasında Hoca ali Rıza Bey, Abdülaziz Mecdi Tolun ve Akil Muhtar Özden de bulunuyor. Başta Konya Defterleri, Edirne Defterleri ve Bursa Defterleri olmak üzere bir çok eseri bulunan Süheyl Ünver'in diğer bazı kitaplarının isimleri şöyledir: Selçuklular Döneminde Tıp (1940), Uygur Hekimliği (1936), Selçuk Tababeti (Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1940), Tıb Tarihi (İstanbul Üniversitesi Yayınları, 1943), Ali Kuşçu (1948), İstanbul Rasathanesi (1972), İslâm Tababetinde Türk Hekimlerinin Mevkii ve İbni Sina'nın Türklüğü (1937), Anadolu Beylikleri ve Tıp Tarihimiz (1938). Yılan remzi ve Selçuklular Tababeti (1939). İlim ve Sanat Bakımından Fatih Devri Albümü (1943). Türk Göz Hekimliği Tarihine Ait Notlar (1946), 56 Türk Motifi (1967), Kahvehanelerimiz ve Eşyası (1967), Mahya Hakkında Araştırmalar (1940), Ressam Nigâri (1946), Fatih Külliyesi ve Zamanı İlim Hayatı (1946), Ali Kuşçu (1948), Hattat Ahmed Karahisari (1964), İstanbul Risaleleri (5 cilt, 1995-96).

Kubbealtı kursları başlıyor

2014-2015 dönemi Osmanlı Türkçesi, hat sanatı, tezhip ve Türkçeyi doğru ve güzel konuşma kurslarımıza kayıtlar, 01 Eylül-11 Ekim 2014 târihleri arasında yapılacaktır.

Kayıt yaptırmak isteyen adayların, Çemberlitaş'taki vakıf binâmıza bizzat uğrayarak,başvuru formunu doldurmaları ve kayıt ücretini ödemeleri gerekmektedir. Taksitli ödeme yapılmamaktadır, kurs ücreti kredi kartıyla tek çekim olarak tahsil edilebilmektedir.

Devamını oku...
İstanbul Kültür Sarayı
Elif Sönmezışık: Kültür Sarayı Suskunluğumuza İyi Gelir...

Elif Sönmezışık

İstanbul'un belki de en dikkate değer tarafı, tarihinin bir değişim ve dönüşüm manzumesi oluşu...  Bunu siluetine baktığınızda ve bugünkü halini çok eski fotoğraflarla karşılaştırdığınızda fark edebilirsiniz.

Semtlerinden birinin terk ettiği vazifeyi, bir bakarsınız ki başka bir semti üstlenmiştir. Uzun süre uğramadığınız caddelerdeki kaçıncı kere el değiştirdiği bilinmeyen binaların, mağazaların ve dükkânların çehrelerini yenilenmiş ve geçmişin izlerinin kökünden temizlenmiş olduğunu görürsünüz.

Bâbıâli de son dönemde bu değişim ve dönüşümden en çok payını alanlardan...

Devamını oku...

slaboyutu

yazkolmuyarszmrgeene

mendilimsendekalsn

ziya_osmansaba_sevgisi

safiyeerolkesif

edebiyatmzda_huzun

ocukluk_hatralar

Napolyon

İki Başlayış...

Erkan Saltan

Ağlamayı bilen bebek gülmeyi de biliyordur. Ama gülerek gelmiyor hiçbir bebek; sonuçta geleceği dünyaya...

Ağlayarak başlamak yeni dünyaya; aslında hayatın sonunu görmektir daha yolun başında.

Bir ağlama sesidir merhaba dediğimiz; ağlamayla uğurlandığımız dünyadan.

Devamını oku...
HAVADİS; YÜZYIL ÖNCE 1913 SERGİSİ

İlkini geçen yıl gerçekleştirdiğimiz "Havadis;Yüzyıl Önce"sergisinin bu yıl ikincisini gerçekleştiriyoruz. Mehmet Akif Ersoy bir şiirinde; "Tarih'i 'tekerrür' diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?" diyor. Tarih bilinci ve bilgisi toplumları mükerrer hatalardan koruyarak geleceğe taşır. Biz bu sergiyle medya üzerinden 100 yıl öncesine bir seyahat yaparak toplumsal, siyasal, askeri ve kültürel olayları insanımıza yorum katmadan sunmaya çalıştık.

Devamını oku...
Özburun: "Din Peygambersiz olmaz."

Sosyolog yazar Yusuf Özkan Özburun; Zeytinburnu Belediyesi'nin düzenlediği Kırkambar Kitap Okumaları seminer dizisinde Kasım ayında Suriye ulemasından Hüseyin Cisri Efendi'nin Risale-i Hamidiyye eserini tanıttı. Özburun; Hüseyin Cisri Efendi'nin Elmalı'lı Hamdi Yazır gibi bir çok alime irşad ve klavuzluk etmiş olan kitabının bugünkü ilim adamlarının kütüphanesinde yer almamasının büyük bir eksiklik olduğuna değindi.

Devamını oku...
Arama
Etkinlik Takvimi
Duyurular

 

Türk pop müziğinin efsane sanatçısı Erol Büyükburç, genç klarnetçi Eren Kor'la aynı sahneyi paylaştı. Programa Darülaceze Başkanı Nevzat Bayhan'ın yanı sıra Kâğıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç da katıldı.

Devam?n? oku...  

Darülaceze sakinleri ülkemizin tek tapulu gölü konumundaki Yalova'nın Altınova ilçesinde bulunan Hersek Gölü'nü ziyaret etti.

İstanbul'dan otobüsle göle gelen sakinler burada gölün kıyısını gezdiler. Gölün güzelliği ve çevrenin sakinliğine hayran olan sakinler huzurlu ve mutlu bir gün geçirmenin hazzını yaşadılar.

Devam?n? oku...  

Merhum ilim adamı ve sanat tarihçisi Prof. Dr. Oktay Aslanapa 5 nisan Cumartesi günü İstanbul Üniversitesi Avrupa Enstitüsü'nde anılacak. Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu ve Pof. Dr. Yıldız Demiriz'in "Türk Sanatında Oktay Aslanapa" konferansı saat 14.00'te başlayacak. Toplantıyı Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı düzenliyor.

 

Edirne Valiliği'nin himayesinde Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Safiye Erol 2. Hikâye Yarışması"nda derece alanlara ödülleri, Devecihan Kültür Merkezi'nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi.

Devam?n? oku...  

İstanbul Fetih Cemiyeti'nde aylık sohbet ve mûsıkî programları devam ediyor. "Enderûnî Vâsıf ve Şiirlerinden Besteler" başlıklı program, 17 Eylül Çarşamba günü saat 17.00'de başlayacak.

Devam?n? oku...  

33. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı kapsamında Cafcaf Mizah Dergisi tarafından yapılacak Ramazan'a özel "Hızlandırılmış (1 Saatlik) Mizah Sempozyumu", dünyanın en kısa sempozyumu olma özelliği taşıyor.

Cafcaf Mizah Dergisi 8 yıl gibi uzun bir süredir karikatür yarışmaları, mizah okulu, mizahi söyleşiler ve karikatür kurslarıyla mizah adına önemli adımlar atmaya devam ediyor. Bütün bu çalışmalardan sonra şimdi de mizah sempozyumu düzenliyor.

Devam?n? oku...