Uluğ Bey’in doğancısı Mehmed’in oğlu olduğu için kendisine kuşçu lakabı verilmiş olan, kısaca Ali Kuşçu diye anılan büyük Türk düşünürü ve bilgini. Semerkand’ta dünyaya gelmiştir. Doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir. Devrin seçkin bilim adamlarından ders almıştır. Ali Kuşçu Uluğ Bey’in önderliğinde yapılan rasathane faaliyetlerinde önemli görevler aldı. Kadızade-i Rumi’nin vefatı üzerine rasathanenin yönetimini üstlenmiştir. Koyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Ali Kuşçunun İslam dünyasını kuşatmış olan ününden yararlanarak Fatih Sultan Mehmet ile aralarındaki ihtilafı çözmek için onu İstanbul’a elçi olarak gönderir.
Bilim adamlarına hürmeti adet haline getirmiş olan Fatih Sultan Mehmet, Ali Kuşçu’yu büyük bir saygıyla karşılar ve derin bilgisine hayran kalır. Yeni fethettiği İmparatorluğun başkentini İslam dünyasının bilim merkezi haline getirmeyi planlayan büyük hükümdar ona İstanbul’da kalmayı teklif eder. Ancak Ali Kuşçu nazik bir şekilde bunun o an için uygun olmadığını, elçilik hizmetini tamamladıktan sonra dönüp gelebileceğini belirterek İstanbul’dan ayrılır. Bir müddet sonra Uzun Hasan’dan izin alarak İstanbul’a döner. Bu durumdan haberdar olan Fatih Sultan Mehmet Han onun son derece iltifatlı ve saygıyla karşılanmasını sağlar. Üsküdar’a geldiğinde devrin ünlü bilgini Hocazade ile birlikte kalabalık bir ulema heyeti tarafından karşılanarak doğrudan huzura kabul edilir.
Fatih Sultan Mehmed Han, Uzun Hasanla yaptığı savaşa Ali Kuşçu’yu da beraberinde götürür. Dönüşünde onu İmparatorluğun en üst düzeyde ilmi mevkii sayılan Ayasofya Medresesi müderrisliğine tayin eder. Astronomi, matematik, felsefe, kelam, usulü fıkıh, dil ve gramer konularında 15’in üzerinde eseri bulunan Ali Kuşçu’ya bunlardan ayrı olarak pek çok eser nispet edilmiştir.
Eyüp Sultan’da Medfun Bir Uzay Bilimci
Ali Kuşçu, Molla Hüsrev ile birlikte Fatih Sultan Mehmet Han’ın kurduğu Sahn-ı Seman medreselerinin ( Bugünkü İstanbul Üniversitesi) programlarını ilk olarak düzenledikleri ve uygulamaya koydukları sanılmaktadır. Ayrıca yaptığı ölçümler sonucunda İstanbul için önceden belirlenmiş olan 60 derecelik boylamın doğru olmadığını tespit etmiş, gerçek boylamın 59 derece, enleminde 41 derece 14 dakika olduğunu belirlemiştir. M. 1470’de vefat etmiştir. Ali Kuşçunun yaptığı ilmi çalışmaların neticeleri uzun süre kendinden sonra gelen nesillere ışık tutmuştur. Rivayetlere göre ünlü fizikçi ve astronomi bilgini, Ali Kuşçu’nun uzun seneler muhafaza edilen mezarı bir ara kaybolmuştur. Ancak 1957 senesinde yapılan imar ve ihya çalışmaları sırasında mezar yeri tespit edilememekle beraber mezar taşı, Eyüp Sultan Türbesi’nin hemen arkasında bulunmuştur. Bulunan mezar taşı temizlenerek yine türbenin arka kısmına muntazamca dikilmiştir. Şimdi soruyorum aziz okuyucular, logosunda 1453 yazan İstanbul Üniversitesi’nin kaç tane öğrencisi veya hocası bu ünlü bilginimizin mezarının yerini bilir?
Nidayi Sevim
Not: Ali Kuşçu’nun mezarını ziyaret etmek için, Sultan Ahmet Meydanında bulunan Türbeler Müdürlüğü’nden dilekçe ile müracaat edilip, müsaade alınması gerekiyor. Fotoğraf çekmekte maalesef yasak! Bütün bu engellemeler ve kısıtlamalar, mezarlıklarımızın içler acısı durumunun basına ve kamuoyuna yansıması endişesinden kaynaklandığı sanılmaktadır